“Bizim İçin Esas Olan, Hızlı Büyüme Değil; Doğru, Kaliteli Ve Sürdürülebilir Bir Gelişim Modelidir”

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

08 Apr 2026

Havuz kimyasalları sektörü, son yıllarda yalnızca ürün performansının değil; güvenlik, sürdürülebilirlik, mevzuat uyumu ve teknik bilgi birikiminin de belirleyici olduğu çok katmanlı bir dönüşümden geçiyor. Türkiye’de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olan Agora Kimya, üretimi bir kimya prosesi olmanın ötesinde mühendislik temelli bir sistem yaklaşımı olarak ele alıyor. Agora Kimya’nın AR-GE ve sürdürülebilirlik çalışmalarını konuştuğumuz Agora Kimya Genel Müdürü Bora Eyiel, “Sektörde ilk ve tek Biyosidal Ruhsatlı Tuz Klor Jenaratörlerine sahip olduğumuz için mutlu ve gururluyuz.” dedi.

E-Dergi

 Türkiye havuz kimyasalları pazarında uzun yıllardır faaliyet gösteren Agora Kimya, teknik bilgiye dayalı üretim yaklaşımıyla öne çıkıyor. Agora Kimya’nın inovasyon, sürdürülebilirlik ve kalite odağında yürüttüğü AR-GE çalışmalarından bahseder misiniz?

Agora Kimya olarak üretimi yalnızca bir proses değil, bilgiye dayalı bir mühendislik faaliyeti olarak görüyoruz. Bu nedenle AR-GE çalışmalarımızın merkezinde; havuz suyunun kimyası, kullanıcı güvenliği, çevresel etki ve sistem verimliliği yer alıyor. AR-GE yaklaşımımız üç ana eksende ilerliyor. İlk olarak, ürün performansını ve stabilitesini artırmaya yönelik formülasyon geliştirme çalışmaları yürütüyoruz. Bu kapsamda, pH, sıcaklık ve sertlik gibi farklı su koşullarında ürünlerin tutarlı ve öngörülebilir sonuç vermesini hedefliyoruz. İkinci olarak, kullanıcı dostu ve dozaj hatalarına karşı daha toleranslı ürünler geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu, hem profesyonel işletmeler hem de son kullanıcı açısından önemli bir güvenlik unsuru.

Üçüncü ve belki de en önemli eksen ise çevresel etkiyi azaltmaya yönelik inovasyonlar. Daha düşük yan ürün oluşumu, daha kontrollü aktif madde salınımı ve filtrasyon sistemleriyle uyumlu ürünler bu yaklaşımın somut çıktıları arasında yer alıyor. Örneğin 20 L’lik bir ürünü tablet formuna getirerek, hem kullanım hem ambalaj hem de taşınmasının yarattığı kolaylıkla paralel olarak karbon emisyonunu azaltan bir ürün üretmiş olduk. Ürünlerimizi tasarlarken, gelişen teknoloji ve güncel regülasyonları dikkate alıyoruz. Kısacası Agora Kimya’da AR-GE, pazara ürün sunan bir bölümden çok sürdürülebilirliği ve tüketiciyi düşünen stratejik bir yapıdır.

Havuz kimyasalları üretiminde kalite ve çevresel sorumluluk, yalnızca bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda. Agora Kimya’nın kalite yönetim sistemi ve sürdürülebilirlik politikaları nelerdir?

Çok haklısınız, havuz kimyasalları söz konusu olduğunda kalite ve çevresel sorumluluk önem taşıyor. Agora Kimya olarak kurulduğumuzdan bu yana bu bilinçle hareket ediyoruz,  Kalite yönetim sistemimiz, hammadde kabulünden nihai ürün sevkiyatına kadar tüm süreci kapsayan çok katmanlı bir kontrol yapısına dayanıyor. Her ürün, yalnızca standartlara uygunluk açısından değil; performans sürekliliği, güvenli kullanım ve izlenebilirlik kriterleriyle de değerlendiriliyor. Parti bazlı üretim ve kayıt sistemi sayesinde ürünlerimizin her aşaması şeffaf şekilde izlenebiliyor.

Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı yalnızca çevresel etkiyle sınırlı görmüyoruz. Elbette atık yönetimi, su ve enerji verimliliği ile ambalaj optimizasyonu gibi alanlarda somut uygulamalarımız mevcut. Bununla birlikte sürdürülebilirliği, ürünün yaşam döngüsü boyunca sorumluluk üstlenmek olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda doğru ürünün doğru dozda ve doğru amaçla kullanılmasını destekleyen teknik dokümantasyon, etiketleme ve eğitim faaliyetleri de sürdürülebilirlik politikamızın önemli bir parçasını oluşturuyor.

“Havuz kimyasallarında başarının yalnızca ürün kalitesiyle değil, doğru bilgiyle yapılan uygulama ile mümkün olduğuna inanıyoruz”

Havuz bakımında doğru ürün kadar doğru uygulama bilgisi de hayati önem taşıyor.“İşin ehil eller tarafından yapılması” yaklaşımınız doğrultusunda hayata geçirdiğiniz Agora Kimya Akademi’nin bayileriniz, uygulayıcı ekipler ve sektör genelindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Agora Kimya Akademi tarafında gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan, projelerden ve eğitimlerden bahseder misiniz?

Biz havuz kimyasallarında başarının yalnızca ürün kalitesiyle değil, doğru bilgiyle yapılan uygulama ile mümkün olduğuna inanıyoruz. “İşin ehil eller tarafından yapılması” yaklaşımı da bu bakış açısının doğal bir sonucu. Agora Kimya Akademi’yi kurmamızın temel amacı; ürün bilgisini sahadaki uygulama pratiğiyle buluşturmak ve sektörde standart bir teknik dil oluşturmak oldu.

Agora Kimya Akademi kapsamında bayilerimize, uygulayıcı ekiplerine ve teknik servis personeline yönelik teorik ve uygulamalı eğitim programları düzenliyoruz. Bu eğitimlerde yalnızca ürün anlatımı yapmıyoruz; havuz suyunun kimyası, doğru dozajlama, farklı sistemlere uygun ürün seçimi, güvenli kimyasal kullanım ve mevzuat farkındalığı gibi başlıkları da ele alıyoruz. Bunun yanında, sahadan gelen geri bildirimleri eğitim içeriklerimize entegre ederek iki yönlü bir öğrenme modeli oluşturuyoruz. Böylece hem uygulayıcıların bilgi seviyesi yükseliyor hem de biz ürün ve dokümantasyon tarafında sürekli gelişim sağlıyoruz.

Agora Kimya Akademi’nin sektöre en önemli katkısının, hata payını azaltan, güvenliği artıran ve sürdürülebilir havuz işletmeciliğini destekleyen bir bilgi altyapısı oluşturmak olduğunu düşünüyoruz. Bu yaklaşımın uzun vadede sektör genelinde kalite standardını yukarı taşıdığına inanıyoruz.

Kimyasal üretiminde yasal mevzuata uyum ve belgelendirme, güvenliğin temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Agora Kimya’nın sahip olduğu lisanslar, ruhsatlar ve mevzuat uyum süreçleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu alanda nasıl bir denetim ve takip mekanizması işletiliyor?

Kimyasal üretim, hata toleransı olmayan bir alandır. Bu nedenle mevzuata uyum ve belgelendirme süreçlerini yalnızca yasal bir zorunluluk değil, kurumsal sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Agora Kimya olarak havuz kimyasalları üretiminde Biyosidal Ürünler Mevzuatı, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve kimyasalların güvenli kullanımına ilişkin tüm ulusal gerekliliklere tam uyum sağlıyoruz. Ürünlerimiz; ruhsatlandırma, etiketleme, güvenlik bilgi formları (SDS) ve teknik dokümantasyon açısından eksiksiz şekilde yönetilmektedir.

Denetim ve takip süreçlerimiz çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Hem ruhsat ve belgelerimiz hem de fason üretim süreçlerimiz, bağımsız akredite kuruluşlar tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna ek olarak iç denetimler, parti bazlı üretim kontrolleri ve dokümantasyon takibi ile süreçler desteklenmektedir. Ayrıca mevzuat değişiklikleri yakından takip edilerek gerekli güncellemeler proaktif şekilde hayata geçirilmektedir. Böylece yalnızca mevcut gerekliliklere değil, gelecekteki düzenlemelere de hazır bir yapı hedeflenmektedir.

Havuz kimyasallarının üretimi ve kullanımı, ulusal mevzuatlar ve uluslararası standartlar çerçevesinde titizlikle yönetilmesi gereken bir süreçtir. Sektörde faaliyet gösteren firmaların sahip olması gereken lisans ve ruhsatlar ile kalite belgeleri nelerdir? Agora Kimya bu gereklilikleri hangi standartlar doğrultusunda yönetiyor? Mevzuata tam uyumun sektör açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Havuz kimyasalları sektöründe faaliyet gösteren firmaların; biyosidal ürün ruhsatları, üretim izinleri, güvenlik bilgi formları, uygun etiketleme ve izlenebilirlik sistemlerine sahip olması temel bir gerekliliktir. Bunun yanı sıra kalite yönetim sistemleri ve çevre odaklı uygulamalar da sektörün sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşır.

Agora Kimya olarak bu gereklilikleri yalnızca minimum seviyede karşılamakla yetinmiyoruz. Ulusal mevzuatın yanı sıra, uluslararası iyi uygulamaları ve standartları da referans alarak üretim ve kalite süreçlerimizi yönetiyoruz. Bu yaklaşım, hem iç pazarda hem de ihracat tarafında güvenilir bir iş ortağı olmamızı sağlıyor. Mevzuata tam uyumun sektör açısından en büyük faydasının, kayıt dışı ve kontrolsüz ürünlerin önüne geçmek olduğunu düşünüyoruz. Bu durum yalnızca tüketici güvenliği için değil, sektörde emeğini doğru şekilde ortaya koyan firmaların korunması açısından da kritik öneme sahip.


Havuz dezenfeksiyon sistemlerinde tuz klor jeneratörleri giderek daha yaygın kullanılmaya başlanıyor. Tuz klor jeneratörleriyle ilgili son dönem teknik ve mevzuatsal değişiklikleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sistemlerin doğru kullanımı konusunda neler söylemek istersiniz?

Tuz klor jeneratörleri, doğru projelendirme ve doğru işletme koşulları sağlandığında, havuz dezenfeksiyonunda etkin ve sürdürülebilir çözümler sunuyor. Son dönemde bu sistemlere olan ilginin artması, kullanıcıların daha fazla otomasyon tercihi ve daha konforlu bir havuz deneyimi arayışının bir sonucu. Ancak burada altını çizmemiz gereken önemli bir nokta var: Tuz klor jeneratörleri “tak-çalıştır” sistemler değildir. Su kimyasının doğru yönetilmesi, uygun tuz seviyesi, pH dengesi ve sistem kapasitesine uygun havuz tasarımı bu sistemlerin verimli çalışması için kritik öneme sahiptir. Aksi halde hem sistem performansı düşer hem de ekipman ömrü kısalır.

Mevzuat tarafında ise bu sistemlerin kullanımına ilişkin farkındalığın artması gerektiğini düşünüyoruz. Üretilen klorun bir biyosidal etki oluşturduğu gerçeği göz önünde bulundurularak, sistemlerin yetkin kişiler tarafından kurulması ve işletilmesi büyük önem taşıyor.Zaten çok yakın zamanda Sağlık Bakanlığı da “Yerinde Üretim Sistemleri Talimatı” ile tuz klor jeneratörlerini biyosidal ruhsat kapsamına alarak, bu konunun ne kadar önemli olduğunu vurgulamış oldu.

Sektörde ilk ve tek Biyosidal Ruhsatlı Tuz Klor Jeneratörlerine sahip olduğumuz için mutlu ve gururluyuz. Agora Kimya olarak tuz klor jeneratörleri konusunda da doğru ürün, doğru sistem ve doğru bilgi üçgenini esas alıyoruz. Bu nedenle hem ürün portföyümüzde hem de eğitim faaliyetlerimizde bu sistemlerin doğru kullanımına özel bir yer ayırıyoruz.

Doğru satın almalar, ürün gamının ve teknolojik alanların gelişmesini de sağlıyor. Öncelikle Aqualife’ı satın alma süreçlerinizden bahsetmek isterim. Agora Kimya’nın gerçekleştirdiği bu satın almanın uzun vadeli büyüme ve uzmanlaşma stratejisi için önemi nedir? Aqualife’ın’ının Agora Kimya bünyesine katılması, ürün portföyünüz ve üretim teknolojileriniz açısından ne tür yapısal değişiklikler yarattı?

Henüz çok yeni bir gelişme, devir işlemleri devam ediyor. Bu satın almanın sektöre olan güvenimizi ve heyecanımızı yansıttığını düşünüyoruz. Agora Kimya açısından Aqualife markasının satın alması, kısa vadeli bir büyüme hamlesinden çok, uzun vadeli bir yatırım. Bu süreci yalnızca bir marka devralımı olarak değil; bilgi birikimi, saha deneyimi ve ürün yaklaşımının entegrasyonu olarak ele aldık.

Aqualife, kullanıcısı tarafında sevilen ve belirli segmentlerdeki güçlü bilinirliğiyle dikkat çeken bir markaydı. Bu özellikler, Agora Kimya’nın teknik ve mühendislik odaklı üretim anlayışıyla birleştiğinde, ürün portföyümüzde daha dengeli ve segment bazlı bir yapı oluşmasını sağladı. Böylece hem profesyonel uygulayıcılara hem de daha geniş kullanıcı gruplarına hitap eden, net konumlandırılmış bir ürün ailesi ortaya çıktı.

Özetle Aqualife satın alması, Agora Kimya için ölçek büyüten bir adım olmanın ötesinde; ürün mimarisini güçlendiren ve markalar arası sinerji yaratan stratejik bir dönüşüm oldu. Bu entegrasyonun, önümüzdeki dönemde hem iç pazarda hem de ihracat tarafında daha sürdürülebilir bir büyüme sağlayacağına inanıyoruz.

2025 yılını artık geride bıraktık. 2025 yılı Agora Kimya için nasıl geçti? 2026 yılı için beklenti, hedef ve öngörüleriniz nelerdir?

2025 yılı, mevcut ekonomik koşullara uyum sağladığımız, ana işimize odaklanarak önceki yılın zorluklarını bertaraf ettiğimiz başarılı bir dönem oldu. Bu süreci; ürün portföyümüzü net segmentlere ayırdığımız, operasyonel süreçlerimizi sadeleştirdiğimiz ve marka konumlandırmamızı güçlendirdiğimiz bir geçiş yılı olarak tanımlayabiliriz. Bu dönemde özellikle kalite standartlarının yükseltilmesi, mevzuat uyumunun güçlendirilmesi ve teknik bilgiye dayalı satış yaklaşımının sahaya daha etkin yansıtılmasına odaklandık.

2026 hedeflerimizi üç ana başlıkta topluyoruz. İlk olarak, ürün ve marka bazlı uzmanlaşmayı derinleştirerek her ürün grubunun net bir kullanım alanı ve teknik dili olmasını amaçlıyoruz. Aynı zamanda e-ticaret platformumuz kimyanizionemsiyoruz.com’u daha da güçlendirmeyi planlıyoruz. İkinci olarak, eğitim ve teknik yetkinlik odağımızı genişletiyoruz. Agora Kimya Akademi’yi daha fazla uygulayıcıya ulaşan ve sahayla daha entegre bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Üçüncü başlık ise ihracat ve uluslararası uyum. Mevzuat ve kalite altyapımızı referans alarak, belirli pazarlarda seçici ve sürdürülebilir bir büyüme hedefliyoruz. Amacımız hızlı genişleme değil; doğru pazarda, doğru ürünle uzun vadeli iş birlikleri kurmak. Özetle, 2025 sağlam bir zemin oluşturdu; 2026 ise bu zemin üzerinde daha kontrollü, uzmanlaşmış ve kaliteli bir büyüme dönemi olacak.

Agora Kimya

Dergimize reklam vermek ister misiniz?

Markanızın tanıtımını yaparak sektördeki yerinizi sağlamlaştırın

Şimdi İletişime Geçin