21:15
22 Eylül 2024
“Peyzaj Mimarları, Havuz ve Su Ögelerini Tasarlarken Suyu Korunması Gereken Bir Değer Olarak Ele Almalı”
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
11 Feb 2026
İklim krizi, su yönetimi ve yaşam kalitesinin giderek daha fazla önem kazandığı günümüzde, peyzaj mimarlığı yalnızca açık alanları düzenleyen bir uygulama alanı olmaktan çıkarak, insan ile doğa arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayan bütüncül bir disipline dönüşüyor. TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şube Başkanı Evrim Karaman, peyzaj mimarlığının vizyonunu, havuz ve su ögelerinin sürdürülebilir tasarımdaki yerini, biyolojik göletlerden malzeme seçimine kadar uzanan çok boyutlu bir perspektifle değerlendirdi.
İklim krizi, su yönetimi ve yaşam kalitesinin giderek daha fazla önem kazandığı günümüzde, peyzaj mimarlığı yalnızca açık alanları düzenleyen bir uygulama alanı olmaktan çıkarak, insan ile doğa arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayan bütüncül bir disipline dönüşüyor. TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şube Başkanı Evrim Karaman, peyzaj mimarlığının vizyonunu, havuz ve su ögelerinin sürdürülebilir tasarımdaki yerini, biyolojik göletlerden malzeme seçimine kadar uzanan çok boyutlu bir perspektifle değerlendirdi.
Günümüzde peyzaj mimarlığı, yalnızca açık alan düzenlemenin ötesine geçerek estetik, işlevsellik ve yaşam kalitesini birlikte ele alan bütüncül bir disiplin olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede Peyzaj Mimarları Odası’nın vizyonu ve misyonu hakkında bilgi verebilir misiniz? Türkiye’de peyzaj mimarlığının bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Günümüzde peyzaj mimarlığı, yalnızca uygulama sürecinde ya da bitkisel düzenlemeyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak; doğa ile insan arasındaki ilişkiyi yeniden kuran, ekolojik dengeyi, toplumsal ihtiyaçları ve estetik değerleri bütüncül bir yaklaşımla ele alan çok katmanlı bir disiplindir. Peyzaj Mimarları Odası da bu anlayışla, peyzaj mimarlığını kamusal bir sorumluluk ve yaşam kalitesini yükselten temel bir meslek alanı olarak konumlandırmaktadır.
Peyzaj Mimarları Odası’nın vizyonu, doğal, kültürel ve tarihsel değerleri koruyan; sürdürülebilir ve yaşanabilir çevrelerin oluşturulmasında peyzaj mimarlığını vazgeçilmez bir disiplin olarak konumlandırmayı hedefler. Bu doğrultuda Oda; mesleğin bilimsel ve etik ilkeler çerçevesinde gelişmesini destekler, meslektaşların haklarını korur ve peyzaj mimarlarının planlama ve uygulama süreçlerinde etkin rol almasını savunur. Aynı zamanda doğa koruma, iklim krizi, kentleşme ve kamusal mekânlar gibi başlıklarda toplumsal farkındalık yaratmayı temel bir sorumluluk olarak görür.
Türkiye’de peyzaj mimarlığı bugün sayısal olarak büyürken, mesleki niteliği güçlendirme mücadelesi veren bir aşamada. Ancak iklim krizi, su yönetimi ve kamusal alan tartışmaları, bu disiplinin vazgeçilmezliğini artık daha net biçimde ortaya koyuyor.
“Peyzaj mimarlığı ile havuz tasarımı, estetik, işlevsellik ve sürdürülebilirliğin kesiştiği noktada bütüncül bir ilişki kurar”
Estetik, işlevsellik ve sürdürülebilirlik başlıkları birlikte ele alındığında, peyzaj mimarlığı ile havuz tasarımı arasındaki ilişkiyi nasıl yorumlarsınız?
Peyzaj mimarlığı ile havuz tasarımı, estetik, işlevsellik ve sürdürülebilirliğin kesiştiği noktada bütüncül bir ilişki kurar; havuzlar yalnızca bir su öğesi değil, mekânın ekolojik dengesi, kullanım senaryosu ve mekânsal kimliğiyle birlikte tasarlanması gereken temel peyzaj bileşenleridir.
Havuzlar uzun yıllar boyunca çoğunlukla mimari ve mekanik birer eleman olarak ele alınırken, günümüzde açık alan kurgusunun merkezinde yer alan yaşam alanlarına dönüşüyor. Bir havuzun peyzajın ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması, proje ölçeğinde ne tür kazanımlar sağlıyor?
Havuzun peyzajın kurguladığı yaşam alanının ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması; mekânsal bütünlüğü güçlendirir, doğru kullanım senaryolarını destekler ve sürdürülebilir su yönetimi açısından önemli kazanımlar sağlar. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde havuz, yalnızca teknik bir eleman olmaktan çıkarak; açık alanın odak noktası haline gelen, sosyal yaşamı destekleyen ve mekânın kimliğini güçlendiren bir yaşam alanına dönüşür.
Tasarımda estetik yalnızca bitki seçiminden ibaret değil; malzeme, renk, doku ve ışık gibi unsurlar da mekânsal atmosferi belirliyor. Estetik ve kullanıcı deneyimi açısından havuz çevresi tasarımında öne çıkan peyzaj ilkeleri nelerdir? Sürdürülebilirlik bu ilişkinin neresinde konumlanıyor?
Havuz çevresi tasarımında estetik; malzeme, renk, doku ve ışığın birbiriyle uyumlu kurgulanmasıyla ortaya çıkar. Kaymaz ve doğal dokulu yüzeyler, gölgeleme elemanları, bitkisel katmanlar ve doğru aydınlatma, hem güvenli hem de davetkâr bir kullanıcı deneyimi yaratır.
Sürdürülebilirlik ise bu ilişkinin merkezinde yer alır; yerel ve dayanıklı malzemelerin kullanımı, suyu ve enerjiyi verimli kullanan çözümler ile düşük bakım gerektiren bitkilendirme, estetik değerle birlikte uzun vadeli ve çevreyle uyumlu mekânlar oluşturmayı mümkün kılar.
“Peyzaj mimarları, havuz ve su ögelerini tasarlarken suyu sınırsız bir kaynak gibi değil, korunması gereken bir değer olarak ele almakla sorumludur”
Artan su ve enerji verimliliği ihtiyacı, açık alan tasarımlarında suyun daha verimli ve bilinçli kullanılmasını zorunlu hâle getiriyor. Bu çerçevede peyzaj mimarları, havuz ve su ögelerinde sürdürülebilir su yönetimi konusunda nasıl bir sorumluluk üstleniyor?
Peyzaj mimarları, havuz ve su ögelerini tasarlarken suyu sınırsız bir kaynak gibi değil, korunması gereken bir değer olarak ele almakla sorumludur. Doğru yerleşim kararları, buharlaşmayı azaltan tasarım çözümleri, yağmur suyu ve gri su kullanımını destekleyen sistemler ile enerji verimli teknolojilerin entegrasyonu, sürdürülebilir su yönetiminin temelini oluşturur. Bu yaklaşım, hem çevresel etkiyi azaltır hem de uzun vadede kullanıcıya ekonomik ve ekolojik fayda sağlar.
“Biyolojik göletler ve doğal yüzme havuzları, peyzaj mimarlığı açısından suyu yaşayan bir ekosistem olarak ele alan çok değerli çözümlerdir”
Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede biyolojik göletler ve doğal yüzme havuzları, kimyasal kullanımını azaltan ve ekosistemle uyumlu çözümler olarak öne çıkıyor. Bu sistemleri peyzaj mimarlığı açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de yaygınlaşma potansiyelleri hakkında neler söylemek istersiniz?
Biyolojik göletler ve doğal yüzme havuzları, peyzaj mimarlığı açısından suyu yalnızca kullanılan bir eleman değil, yaşayan bir ekosistem olarak ele alan çok değerli çözümlerdir. Kimyasal kullanımını azaltmaları, doğal filtrasyon ve bitkisel dengeyle çalışmaları, bu sistemleri çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir kılar.
Türkiye’de iklim, bitki çeşitliliği ve açık alan kültürü bu sistemler için büyük bir potansiyel sunuyor. Ancak yaygınlaşmaları; doğru tasarım, uzmanlık, kullanıcı bilinci ve mevzuat desteğiyle mümkün olabilir. Doğru projelendirildiğinde, bu sistemlerin önümüzdeki yıllarda daha fazla ilgi göreceğine inanıyorum.
Havuz çevresinde kullanılan bitki türleri; mikroklima oluşturma, gölgeleme ve kullanıcı konforunun yanı sıra bakım süreçleri ve su kalitesi açısından da belirleyici oluyor. Konut havuzları ve ticari havuz projelerinde bitkilendirme kararları alınırken hangi kriterler öncelikli olmalı?
Havuz çevresi bitkilendirme kararlarında; kök gelişimi agresif olmayan, düşük yaprak–çiçek dökümüne sahip, havuz kimyasallarına ve nemli mikroklimaya dayanıklı türler önceliklidir. Bitkilerin filtrasyon sistemlerine zarar vermemesi, görüş ve güvenlik alanlarını kapatmaması ve mekanik ekipmanlara yakın bölgelerde kontrollü kullanılması gerekir. Konut ve ticari projelerde kullanım yoğunluğu, bakım periyotları ve işletme sürdürülebilirliği, bitkilendirme stratejisinin temel belirleyicileridir.
Suya dayanıklı ve kaymayı önleyen zemin malzemeleri, havuz çevresinde hem güvenliği hem de estetik bütünlüğü artırıyor. Havuz çevresi tasarımında malzeme seçimi ne kadar belirleyici? Sürdürülebilir ve uzun ömürlü malzemeleri nasıl tanımlarsınız?
Havuz çevresinde malzeme seçimi; güvenlik, kullanıcı konforu ve mekânsal süreklilik açısından belirleyici bir rol oynar. Kaymazlık değeri yüksek, suya ve kimyasallara dayanıklı, ısıyı kontrol edebilen yüzeyler hem kullanım güvenliğini artırır hem de estetik bütünlüğü destekler.
Sürdürülebilir ve uzun ömürlü malzemeler ise; yerel kaynaklı, düşük bakım gerektiren, zamanla form ve renk kaybı yaşamayan, geri dönüştürülebilir ya da çevresel etkisi düşük ürünler olarak tanımlanabilir. Bu tür malzemeler, uzun vadede hem çevresel hem de ekonomik açıdan avantaj sağlar.
Havuz ve su yapıları; mimarlık, mühendislik ve peyzaj mimarlığının birlikte çalışmasını gerektiren alanlar olarak öne çıkıyor. Disiplinler arası iş birliği, nitelikli ve sürdürülebilir havuz projeleri açısından sizce neden kritik?
Dış mekânda yapısal ve mekânsal kurgu, peyzaj mimarlığının temel uzmanlık alanıdır. Havuz tasarımında da peyzaj mimarları; mekânın organizasyonunu, açık alanla kurduğu ilişkiyi, kullanım senaryolarını ve deneyimi kurgular. Mimarlık ve mühendislik disiplinleri ise bu kurgunun yapı ve teknik sistemler açısından doğru ve güvenli biçimde hayata geçirilmesini sağlar.
Genç peyzaj mimarlarına özellikle havuz, rekreasyon ve açık alan tasarımı alanlarında neler önerirsiniz?
Genç peyzaj mimarlarına, havuz ve açık alanları yalnızca teknik çözümlerle değil, duyguyla tasarlamalarını öneririm. Bir mekânın nasıl göründüğünden çok, insana nasıl hissettirdiğini sorgulamak; su, ışık, gölge ve malzemeyi bu duyguyu destekleyecek şekilde kurgulamak bu alanlarda fark yaratır. Teknik bilgi ve sürdürülebilirlik ise bu duygusal kurgunun sağlam ve kalıcı zemini olmalıdır.
Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?
Peyzaj mimarlığını yalnızca görüneni tasarlayan bir meslek olarak değil, insanın doğayla kurduğu bağı onaran bir disiplin olarak görmek gerektiğine inanıyorum. Bugün havuzlardan kamusal açık alanlara kadar her ölçekte tasarladığımız mekânlar, yaşam kalitesini, iyi olma hâlini ve doğayla kurduğumuz ilişkiyi doğrudan etkiliyor. Bu nedenle peyzaj mimarlığı; sorumluluk, duyarlılık ve bütüncül bir bakış gerektiren vazgeçilmez bir meslek alanıdır.
Bu değerli söyleşi ve peyzaj mimarlığını farklı boyutlarıyla ele alma fırsatı sunduğunuz için Havuz&Sauna Dergisi’ne teşekkür ederim.
peyzaj mimarları odası , evrim karaman
Popüler İçerikler
Yüzme Havuzlarındaki Son Trendler Neler?
21 Apr 2025
Poolmate Türkiye, Teknoloji ve Konforu Birleştiren Ürünleriyle Hem Verimli Hem de Kesintisiz Bir Havuz Bakım Deneyimi Sunuyor
Poolmate Türkiye, Teknoloji ve Konforu Birleştiren Ürünleriyle Hem Verimli Hem de Kesintisiz Bir Havuz Bakım Deneyimi Sunuyor
02 May 2025
Yeni Nesil Gizli Kanal Porselen Havuz Tutamakları: SUPERSTONE
03 Feb 2025
Dergimize reklam vermek ister misiniz?
Markanızın tanıtımını yaparak sektördeki yerinizi sağlamlaştırın
Şimdi İletişime Geçin