UV Lambalarının Kuvars Kılıflarında Ultrasonik Temizleme Teknolojisi

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

20 Nov 2025

Kuvars kılıfların doğru yöntemlerle temizlenmesi büyük önem taşır. Bu makalede, bu yöntemler arasında öne çıkan ultrasonik temizleme teknolojisini ele alarak çalışma prensibini, sağladığı avantajları, olası sınırlamalarını ve uygulama koşullarını kapsamlı bir şekilde inceleyeceğiz.

E-Dergi

UV dezenfeksiyon sistemlerinde kullanılan kuvars kılıfların etkin biçimde temizlenmesi, sistem performansını ve dezenfeksiyon verimliliğini doğrudan etkileyen kritik bir unsurdur. Zamanla kuvars yüzeylerde oluşan biyolojik ve mineral birikimler UV geçirgenliğini azaltarak sistemin çalışma verimini düşürebilir. Bu nedenle, kuvars kılıfların doğru yöntemlerle temizlenmesi büyük önem taşır. Bu makalede, bu yöntemler arasında öne çıkan ultrasonik temizleme teknolojisini ele alarak çalışma prensibini, sağladığı avantajları, olası sınırlamalarını ve uygulama koşullarını kapsamlı bir şekilde inceleyeceğiz.

SUMMARY:

Effective cleaning of quartz sleeves used in UV disinfection systems is a critical factor that directly impacts system performance and disinfection efficiency. Over time, biological and mineral deposits can accumulate on quartz surfaces, reducing UV transmittance and consequently lowering the operational efficiency of the system. For this reason, proper cleaning of quartz sleeves is essential.
In this article, we will examine ultrasonic cleaning technology—one of the most prominent methods for this purpose—by exploring its operating principle, key advantages, potential limitations, and practical application conditions.

 

Ultrasonik Temizlemenin Çalışma Prensibi

Ultrasonik sistemler, insan kulağının işitme sınırını aşan frekansta titreşimler oluşturarak bu titreşimleri sıvı ortamda enerji dalgaları olarak iletir. Bu dalgalar, sıvı içinde mikroskobik hava veya buhar kabarcıkları oluşturur. Kabarcıkların ani çökmesiyle oluşan mikro şok dalgaları, kuvars yüzeyine tutunmuş mineral birikimlerini parçalayıp uzaklaştırır.

Bu süreçte, lokal olarak çok kısa süreli yüksek sıcaklık ve yüksek basınç etkileri oluşur. Bu mikro patlamalar, yüzeydeki inorganik ve organik kirlerin çözülmesini destekler.

Ultrason aynı zamanda sıvı ortamda akustik akımlar ve mikro titreşimler oluşturarak, kuvars yüzeyinde partikül birikimini ve yeniden çökelmeyi önler. Bu sayede yüzeyin homojen şekilde temizlenmesi sağlanır ve birikim süreci geciktirilir.

Antibakteriyel Etki

Son yıllarda yapılan araştırmalar, yüksek frekanslı ultrasonun (80–100 kHz) yalnızca mineral birikimlerini değil, mikroorganizmaları da etkilediğini göstermektedir. Bu frekans aralığında yayılan ultrasonik dalgalar, bakterilerin hücre zarlarını mekanik stres yoluyla zedeleyerek biyofilm oluşumunu engeller ve mikroorganizmaların kuvars yüzeyine tutunmasını zorlaştırır.

Temizlikte kullanılacak frekansın seçimi bu açıdan önemlidir:

  • 20–40 kHz: Yoğun kavitasyon etkisi oluşturur, sert mineral tortuların giderilmesinde etkilidir.
  • 80–100 kHz: Daha az kavitasyon, ancak güçlü akustik akımlar ve antibakteriyel etki sağlar.

Uygulamada Ultrasonik Sistemler

Ultrasonik dalgalar, piezoelektrik veya manyetostriksyon prensibiyle çalışan dönüştürücüler (transdüserler) aracılığıyla üretilir. Bu cihazlar, elektrik enerjisini mekanik titreşime dönüştürerek sıvı ortamda ultrasonik dalgalar oluşturur.

Ultrasonik temizleme modülleri, genellikle UV dezenfeksiyon sisteminin reaktör gövdesine veya besleme hatlarına entegre edilir ve sistemle eşzamanlı çalışır. Bu sayede UV üniteleri durdurulmadan kuvars kılıflar üzerinde sürekli temizlik sağlanır.

Kullanım Sınırlamaları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her ne kadar ultrasonik temizleme bakım açısından büyük kolaylık sağlasa da, bazı teknik detayların göz önünde bulundurulması gerekir:

  • Malzeme kalitesi: Kuvars kılıflar yüksek kaliteli, mikro çatlak içermeyen malzemeden üretilmelidir. Ultrason, mevcut mikro çatlakların ilerlemesini hızlandırabilir.
  • Suyun sertliği: Ultrasonik temizlik, çok yüksek sertlikteki sular (≥10 mg-ekv/l veya ≥500 mg/l CaCO₃) için yeterli etki göstermeyebilir. Ancak bu sertlikteki sularda UV dezenfeksiyonu da ön arıtma yapılmadan zaten verimli çalışmaz.

Havuz Sektörü İçin Avantajları

Ultrasonik sistemlerin kuvars kılıf temizliğinde kullanılmasının başlıca avantajları şunlardır:

  • Kesintisiz işletme: UV sistemi durdurulmadan temizlik yapılabilir; böylece dezenfeksiyon süreci aksamaz.
  • Kimyasal kullanımı gerektirmez: Çevre dostu ve bakım açısından güvenli bir yöntemdir.
  • Düşük enerji tüketimi: Tipik olarak 10–100 W aralığında çalışır, bu da işletme maliyetlerini azaltır.
  • Aşınma riskinin azalması: Mekanik temas olmadığından kuvars tüplerin yüzey ömrü uzar.
  • Minimum iş gücü: Temizlik işlemi tam otomatik veya yarı otomatik modda yapılabilir.

Güvenlik ve İnsan Sağlığına Etkisi

Ultrasonik temizleme sistemlerinde kullanılan frekans aralığı 20–100 kHz arasındadır.

  • 20–40 kHz: Düşük frekanslı ultrason bazı hassas kişilerce duyulabilir.
  • >40 kHz: İnsan kulağı tarafından algılanmaz ve standart güç seviyelerinde tamamen güvenlidir.

Bu sistemlerde ultrasonik enerji suda iletildiği için, havaya yayılan ultrasonla ilgili SanPiN 1.2.3685-21 normları geçerli değildir. Su ve UV reaktör gövdesi, ultrasonik dalgaları etkin şekilde sönümler.

Sonuç

Ultrasonik temizleme teknolojisi, UV dezenfeksiyon sistemlerinde kuvars kılıfların performansını korumak için modern, güvenli ve çevreci bir çözümdür.
Kimyasal kullanılmadığı için çevreye zarar vermez, sistemin durdurulmasını gerektirmediği için işletme verimliliğini artırır ve ekipman ömrünü uzatır.

Bu yönüyle ultrasonik temizleme, havuz ve su arıtma sektöründe bakım maliyetlerini azaltan, güvenli ve sürdürülebilir bir çözüm olarak öne çıkmaktadır.

Ksenia Dobrovolskaya

Ürün Geliştirme Uzmanı 

XENOZONE Mühendislik ve Teknik Merkezi “Karmaşık Araştırma”

Ultrasonik Temizleme , havuz

Dergimize reklam vermek ister misiniz?

Markanızın tanıtımını yaparak sektördeki yerinizi sağlamlaştırın

Şimdi İletişime Geçin